Yetersiz diş bakımı ve temizliği sonucunda dişte oluşan çürük ya da deforme sonucu zarar gören bir dişe, eski görünümünü kazandırabilmek için uygulanan bir tedavi yöntemidir. Streptokok isimli bakterinin çoğalmasıyla meydana gelen çürük nedeniyle, diş dolgusu, hastaların diş hekimine en çok gelme sebeplerindendir. Dolgu tedavisi, dişteki oluşabilecek daha fazla çürümenin önüne de geçebilmektedir. Dolgu uygulaması yapılmadan önce, dişteki çürük kısım diş dokusundan uzaklaştırılmaktadır. Çürükten etkilenen kısım dikkatlice temizlendikten sonra, oluşan boşluğa dolgu malzemesi eklenir ve bu malzemeyle doldurulur. Bakterilerin girebileceği boşluklar dolguyla kapatılıp, çürüğün ilerlemesi önlenmektedir.

Günümüzde kullanılan dolgu maddeleri sadece dişe tutunur, yapışmamaktadır. Bu yüzden diş hekimleri dolguyu hazırlarken bazı yapıştırıcı önlemler almaktadır. Bir dolgu yapmanın en esas kuralı iyi bir oyuk hazırlanmasıdır. Böylece dişe uygulanacak olan dolguya, çürümeden önceki doğal şekil verilmeye çalışılır. Diş hekimleri dolgu maddesi seçerken, ön dişlerde mümkün olduğunca fark edilmeyen, dişe ve diş özüne zarar vermeyen dolgular kullanırlar.  Arka dişlerde ise dolgunun çiğneme basıncına dayanabileceği tür dolgu seçerler.

Dolgu için kullanılan malzemeler; altın, kompozit reçine, porselen ve amalgamdır (cıva, bakır, kalay, gümüş ve çinko alaşımı). Herkes için aynı dolgu tipi uygun olmadığı için dolgu türleri, maddelere karşı alerjiniz, çürüğün büyüklüğü, dolgunun uygulanacağı yer ve maliyete göre değişiklik göstermektedir.

Diş dolgusu türleri şu şekildedir:

  • Altın Dolgular: 20 yıl süreden fazla kullanılan altın dolgular, laboratuvarlarda sipariş üzerine uygulanmaktadır. En pahalı dolgu türü olan altın dolgular birden fazla seansta uygulanmaktadır. Günümüzde pek kullanılmayan altın dolgular aslında en uzun süre kullanılan dolgu çeşididir.
  • Amalgam Dolgular: Metal dolgu olarakta dilinen amalgam dolgular hem ekonomik hem de çok dayanıklı olmasına rağmen estetik bir görünüme sahip değildir. Yaklaşık 150 yıldır kullanılan amalgam dolgular, kompozit dolguların ortaya çıkışından sonra kullanımı azalmıştır. İçeriğinde %70 oranında gümüş, %23 oranında kalay, az miktarda çinko ve bakırdan oluşan tozun, cıva ile karıştırılmasıyla oluşturulan amalgam dolgular, hazırlanan oluğa yığılır ve birkaç saatte sertleşmesi beklenir. Azı dişleri için kullanılan en iyi dolgu maddesi olan amalgam dolgular aşınmaya karşı dirençli olmakla birlikte, nispeten daha ucuzdur. Fakat kompozit ve porselen dolguya göre daha fark edilir bir nitelikte olduğu için ön dişler için tercih edilmemektedir. Özellikle çocuklarda amalgam dolgu tedavisi yerine daha doğal olan cam iyonomer dolguların kullanılması önerilmektedir.
  • Kompozit Reçine: Diş rengiyle aynı olduğu için doğal bir görünüm veren kompozit reçineler zamanla kırılıp aşınabileceğinden, kullanım süreleri 3 ve 10 yıl arasında değişiklik göstermektedir. Çay, sigara ve kahve kullanımında lekelenme gözlemlenebilmektedir. Porselen onleyn ve inleynler kadar, kompozit dolgularda oldukça estetiktir. Bu yüzden günümüzde en çok kullanılan restorasyon malzemesidir. Kompozit reçine dolguları fabrikasyon bir renk skalasıyla gelmektedir. Dolgu yapılacak dişin rengine uygun materyal uygulandıktan sonra ışın yardımıyla sertleştirilerek tamamlanmaktadır.
  • İnleyn ve Olnleyn Dolgular: Laboratuvarda sipariş üzerine üretilen bu dolgular diş rengine uygun üretilebilir ve renklenmeye karşı dirençli dolgulardır. Genel olarak dişin büyük bölümünü kaplar ve maliyeti altına yakındır. Bu dolguların ağızda kalma süresi amalgamların ömrüne yakındır. Fakat çok büyük dolgularda durum amalgam dolgunun lehinedir. Kompozit dolgular tabaka tabaka yerleştirilir ve düzenlenir. Bütün bu işlemler amalgam dolgu işlemlerinden çok daha uzun sürmektedir. Ancak amalgamın en az iki katı kadar pahalı bir dolgu tedavisidir. Kırık ya da çürük, dişin çok büyük bir bölümüne zarar vermişse kaplama veya kuron önerilmektedir. Sinire ulaşan çürükler kanal tedavisi ya da pulpa kaplama olmak üzere iki şekilde tedavi edilmektedir.
  • Porselen Simanlar, Kompozitler: En çok ön dişlerde kullanılan bu estetik dolgu maddeleri amalgam kadar dirençli olamamaktadır. Porselen dolgular, çok fazla madde kaybı olan ve dişin tümünün küçültülerek kron uygulaması gerektiren durumlarda, diş dokusunu korumak için geliştirilen bir dolgu yöntemidir. Daha kullanışlı ve estetik göründüğünden, amalgam dolgulardan daha çok tercih edilmektedir. Gözle ayırt edilmeyecek kadar doğal olan bu dolgularda, gelişen cila teknikleriyle, zamanla oluşabilecek renklenmelerde önlenmektedir. Hasta uzun yıllar boyunca, bu estetik ve sağlıklı dolgu dişini kullanabilirler. İki seansta tamamlanan porselen simanlar, ilk seansta dişin sağlıklı bölgeleri dışında, sağlıklı dokusundan hiçbir aşındırma yapılmadan hazırlanan ölçüler laboratuvara gönderilir. Laboratuvarda hastanın dişine özel olarak hazırlanan bu dişin yapısını tamamlayan porselenden dolgu hazırlanır ve bir sonraki seansta hastanın dişine yapıştırılarak işlem tamamlanmış olur. Dişle aynı sertlikte olan porselen dolgular, ısırma kuvvetlerinden oluşabilecek kırılmaları önleyerek, dişin eskisinden daha sağlıklı olmasını sağlamaktadır.